Translasyonel Onkoloji Anabilim Dalı
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 10.10.2018 tarihli Yürütme Kurulu toplantısında Onkoloji Enstitüsü bünyesinde 4. Anabilim Dalı olarak kurulmuştur.
Son yıllarda gelişmiş ülkelerde ön plana çıkmaya başlayan translasyonel tıp; biyomedikal ve halk sağlığı araştırmalarını da içinde barındıran sağlık alanındaki sorunların çözümüne odaklı interdisipliner bir alandır. Temel bilimlerde laboratuvar düzeyindeki araştırmaların klinik uygulamalara dönüşümünü hedefleyen ve kısaca “bench-to-bedside” olarak da adlandırılan bu yeni tıp anlayışı ile birçok farklı disiplin arasında sağlanan organik ve hızlı işbirliği yeni tanı ve tedavi yöntemlerinin hayata geçmesini kolaylaştırmaktadır. 1990’lı yıllardan sonra ilk çalışmalarına başlanan Translasyonel Tıp, 2000’li yıllardan sonra gittikçe önem kazanarak pek çok uluslararası fon kuruluşu tarafından öncelikli destekleme alanı haline gelmiştir. İnsan Genom Projesi, Yapay Zeka, Yapay Organ, Hedeflenmiş İlaçların Geliştirilmesi gibi büyük projeler translasyonel yaklaşım sayesinde hayata geçmiştir. Son 10 yıl içerisinde Kuzey Amerika ve Avrupa’da pek çok üniversite ve enstitü kendi translasyonel araştırma programlarını oluşturmaya ve merkezlerini kurmaya başlamıştır. Japonya, Güney Kore ve Çin de bu konuda önemli atılım gösteren ülkelerdir. Bazı merkezlerde yüksek lisans ya da doktora programları başlamıştır. Uluslararası önemli üniversitelerde Translasyonel bölüm ve Anabilim dalları kurulmaktadır.
- Onkoloji Enstitüsü Translasyonel Anabilim Dalı, alanında ülkemizde ilk ve tektir.
- Translasyonel Onkoloji Yüksek lisans, Doktora ve Bütünleşik Doktora programı Türkiye’de ilk ve tek program olarak Sağlık Bilimleri Enstitüsünde 2015 yılında Onkoloji Anabilim Dalı altında Translasyonel Onkoloji Yüksek Lisans ve Translasyonel Onkoloji Doktora Programı hayata geçirilmiştir. 3 ayrı lisans üstü programı yürütülmektedir.
- Halen Translasyonel Onkoloji Yüksek Lisans Programında 7 öğrenciye, Translasyonel Onkoloji Doktora programında 6 öğrenciye eğitim ve danışmanlık verilmektedir.
- YÖK 100/2000 burs programı kapsamında öncelikli desteklenecek alanlardan biri olarak yer almaktadır ve 3 dönem boyunca “Translasyonel Tıp” alanını Onkoloji Enstitüsü koordine etmektedir; tüm üniversiteler arasında bu alanda birinci sırada burs kontenjanı almakta olup, öğrenci sayımız hızla artmaktadır.
- Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Merkez Laboratuvarı kapsamında yer alan ve kanser hastalarına kişiye özgü ilaç verilebilmesi için gerekli ve zorunlu testleri yapan Moleküler Onkoloji Laboratuvarımız 2009 yılından beri hizmet vermektedir. Anabilim Dalımız tarafından yürütülmekte olan hasta hizmetimiz toplam 2869 test ve yıllık yaklaşık 300 testtir.
- Translasyonel Onkoloji Anabilim Dalımız TUSEB Türkiye Kanser Enstitüsü bünyesinde ulusal sağlık politikalarının geliştirilmesinde aktif olarak temsil edilmekte ve görev yapmaktadır.
- Kanser hastalığını yenmek üzere çok sayıda ulusal ve uluslar arası araştırma yürütmekteyiz.
- Akciğer kanserinin erken teşhis edilebilmesi ve kişiye özgü tedavi edilebilmesi için çok yeni bir tanı testi olan nefes havasından moleküler analizlerin yapılmasını sağlayan bir cihazın geliştirilmesini 5 ülke 7 üniversite ile birlikte yapmaktayız. Bu testi başaran dünyada ülke konumuna gelmemizi sağlayan proje TÜBİTAK tarafından desteklenmektedir.
- Akciğer kanserinin erken teşhisi için, ucuz ve hastaya zarar vermeksizin yapılacak olan yerli ve milli tıbbi cihaz gelişimini sağlayacak bir diğer projemiz, hasta kanından kanser tanısının konmasını sağlayacak likid biyopsi testinin geliştirilmesidir. Proje TÜBİTAK desteklidir.
- Kanser hastalığının metastaz yaparak yayılmasını önlemek üzere yaptığımız bir araştırmamız Avrupa Birliği COST aksiyonuna kabul edilmiştir. “COST Action CA15129 Dıagnosıs, Monıtorıng And Preventıon Of Exposure-Related Noncommunıcable Dıseases (DiMoPEx)”
- Kolon kanseri hastalarının metastaz ve hastalığın yayılmasını önlemek üzere moleküler düzeyde yaptığımız araştırma İspanyada Barcelona “August Pi i Sunyer Biomedical Research Institute (IDIBAPS)” ile birlikte sürdürülmektedir.
- Gastrointestinal Sistem Kanserlerinin bireye özgü tedavisin sağlamak üzere yürüttüğümüz bir araştırma Amerika MIT “Koch Institute for Integrated Cancer Research Laboratory of Stem cell and Cancer” ile birlikte sürdürülmektedir. Bir doktora sonrası araştırmacımız Tubitak bursu ile bu enstitüde çalışmalarına başlamıştır.
- Meme Kanserinin kişiye özgü tedavisini sağlayacak bir araştırmamız “SIEMENS Healthcare Laboratory Diagnostics” tarafında desteklenmiştir.
- Kanser teşhisi için mobil bir cihaz geliştirilmesine yönelik araştırmamız TÜBİTAK tarafından desteklenmiştir. Bu bağlamda Yıldız Teknik Üniversitesi, Amerika Harvard Üniversitesi BAMM Laboratuvarları, Amerika Conneticut Üniversiyesi ile işbirliği yapılmaktadır.
- Karaciğer kanserinin tanımlanması için yaptığımız bir tez projesi “INSERM Project Universite Joseph Fourier French National Institute of Health and Medical Research” kapsamında gerçekleştirilmiştir.
- Kolon Kanserinin Metastazını ve yayılmasını önlemek üzere Amerika “Stanford Unıversıty Canary Cancer Center” ile gerçekleştirdiğimiz proje bir doktora öğrencimizin eğitilmesini sağlamıştır. Doktora tezimiz çok önemli bir araştırma dergisinde (Nature grup) yayınlanmıştır.
- Çocukluk Çağı Kanserlerinin daha etkin tedavi edilebilmesi için yaptığımız “farmakogenomik” araştırma Türkiye çapında sürmektedir. Türk Pediatik Onkoloji Grubu (TPOG) Türkiye protokolü olarak kabul edilmiştir.
- Kanser hastalarının tedavilerinin daha etkin ve zararsız olması için yürütülen “farmakogenomik”araştırmamız Türkiye Kanser Enstitüsü tarafından desteklenmiştir.
- Öldürücü Deri Kanseri Malign Melanoma için yeni bir kanser aşısı ve immunoterapisi geliştirdiğimiz araştırmamız TÜBİTAK tarafından desteklenmiştir.
- Baş Boyun Bölgesi Kanseri için yeni bir tedavi için nanoparikül taşyıcı kemoradyoterapi ürünü çalışmamız TUBİTAK tarafından desteklenmiştir ve Kanser Büyük ödülü olan Bedii Gorbon ödülünü almıştır.
- Baş Boyun Bölgesi Kanseri için yeni bir tedavi için nanoparikül taşyıcı fototermal kemoterapi ürünü çalışmamız TUBİTAK tarafından desteklenmiştir ve Kanser Büyük ödülü olan Ali Haydar Taşpınar ödülünü almıştır.
- Deniz canlılarından kanser ilaç adayı geliştirme projemiz TUBİTAK tarafından desteklenmiştir.
Translasyonel Onkoloji alanında sonuç odaklı, ilaç/tanı cihazı/yeni tedavi yaklaşımları kapsamında multidisipliner, çok merkezli çalışmalar için bilimsel bir kümelenme oluşacaktır. Translasyonel alanda deneyimli ArGe personeli, akademisyenler için kritik kitle oluşumu ve araştırma alanı gelişimi gerçekleşecektir.